Ölmemiş gibi yapan ölüler. Pandeminin yükü ki ben daha sık olarak “katastrofisi” diyorum, ölümler oysa. Bu yükü kabul etmeden hatalarınızı saptayamaz ve nasıl bir strateji kurmanız gerektiğini bilemezsiniz. Bizim memlekette eleme sınavı gerektiren aşamalardan geçip havuz probleminin ne olduğunu bilmeyen yoktur. Cem Yılmaz da bu “İki musluk birden açıkken….” diye başlayan havuz probleminin hayatımızdaki rolünü çok güzel hicveder.
Biz havuzda sefa yapmaktan çok, öğrendiği matematik havuz problemlerine boca edilmiş birkaç kuşağız. Matematikle aram fena değildi diyebilirim. Ankara’da bir özel lisede bilim insanı yetiştirme grubuna seçilmiştim. İngiliz, serinkanlı, şahane bir matematik hocası tarafından özel kurslarla eğitiliyorduk. Zannederim bu sayede TÜBİTAK, Matematik Yarışmasında ikinci olmuş ve tüm lise boyunca ciddi bir burs alabilmiştim. Ama bu tuhaf sınav matematiği sayılarla ilişkimi bozuyor ve insan, biyolojik varoluş daha ilginç geliyordu.
Nereden bilebilirdim ki, hayatım boyunca kaçtığım, özünden farklı o matematik ile kariyerimin sonuna gelirken yollarımız tekrar ve yine garabet bir şekilde kesişecek. Bir afet felaket, felaket yazgı ve matematik ise benim çok meraklı olduğum biyolojik var oluşun tersi yok oluş yani ölüm sayıları ve bilanço oldu. Ayrıca “Omicron” yani son varyant hepimizin, en çok da biz konu ile ilişkili uzmanların yaşamlarını her gün onlarcası sökün eden birer havuz problemine çevirdi.
Leave a Comment