İnsanca yaşam için örgütlü mücadeleye

İnsan

 

2022 yılının ilk yarısı emekçi için adeta kabus gibi geçti. Asgari ücrete yapılan zam kısa sürede müjde olmaktan çıkarak açlık sınırının altına geriledi. Türkiye enflasyonda dünyanın zirvesine yerleşirken milyonlarca çalışanın geliri olan asgari ücrette Avrupa’nın en diplerinde yer aldı. İktidar yetkilileri, bakanlar hatta Cumhurbaşkanı; emekçilerin beklediği ücret artışını papatya falına çevirdi. Üç ay içinde birbirleriyle çelişen açıklamalar yapıldı. Bir açıklama artışı müjdelerken diğeri ‘artış yok’ dedi. Bununla birlikte asgari ücrette ve diğer çalışanların ücretinde artış belirsizliğini koruyor.


İktidar Deli Dumrul gibi tüm yolları kesip vergi adı altında haraç kesiyor. Maaşımızdan kesilen, yediğimizden alınan, akaryakıttan eklenen, cezalarla büyütülen kamu bütçesi ne hikmetse çalışana, dar gelirliye doğru akmıyor. Vergiyi veren, kaynağı yaratan yoksulluk içinde yaşarken sayıları yüz yüzelli civarında olan mutlu azınlık yaratılan tüm bu zenginliğin üzerine oturmuş durumda.


Ücretler erdi. Maaş cebe inmeden banka dehlizlerinde yok oluyor. Ücretli borçla, kredi ile ayakta durmaya çalışıyor. 2021 yılının son ayında büyük bir coşku ile açıklanan ve tarihin en büyük asgari ücreti diye lanse edilen müjde daha Erdoğan kürsüden inmeden kadük oldu. Tüm bu hikâyenin üzerinden tam altı ay geçti. İktidar eliyle en kötümser ekonomistin bile tahmin edemediği büyük bir yıkım yaşatıldı-yaşatılıyor. Dar gelirlinin hatta orta gelirlinin ihtiyaç duyduğu aldığı her ürünün fiyatı en az ikiye, üçe katlandı. Ücretler ise aynı kaldı.


İktidar sözcüleri iyileştirme ya da işlerin düzeleceği tarih olarak sürekli yaz aylarını işaret etti. Sayılı gün çabuk geçer. Büyük bir sıkıntı içinde yaşanılan altı ay bitti. Yılın yarısı tamamlandı İyileşme bir yana durum daha da kötüleşti. Çalışan milyonlarca insan doğal olarak ücretlerin artırılması gibi haklı bir beklenti içerisine girdi. Bu yıl içinde kaybettiklerinin telafi edilmesini istiyor ve önümüzdeki altı ay içinde ayakta durmasını sağlayacak bir gelir artışı talep ediyor. Emekli ve kamu çalışanlarına yasa zorunluluğu olarak yapılacak düzenleme bakanlar tarafından müjde olarak sunuluyor. Üstelik bu yasal artışı da TÜİK marifetiyle iyice indirilmiş enflasyon rakamları üzerinden yapacaklar. Asgari ücretlilerle birlikte diğer çalışanlar sorulduğunda iktidar cenahından sürekli farklı sesler geldi. Herkes Cumhurbaşkanı’na baktı. Sonunda Erdoğan yarım ağız “yapacağız” dedi. Ama kimi kapsayacağı belli değil, hangi boyutta bir iyileştirme olacak o hiç belli değil. Bildik hamaset “kimseyi ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz”. Bir halk daha nasıl ezilecekse...

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.