Maymun çiçeği hastalığı vakaları artıyor: Yine önlem yok

Maymun çiçeği

 

DSÖ’nün küresel acil durum ilan etmesinin ardından Prof. Dr. Özlem Azap “Sağlıkçıların ve halkın bilgilendirilmesi, farkındalığın artırılması önemli. Hastalık fark edilir olup tanı konursa, yayılımı önlenir” uyarısında bulundu. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) maymun çiçeği salgınını küresel acil durum ilan etmesi, “Yeni bir salgın mı başlıyor?” endişesi uyandırdı. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği Üyesi Prof. Dr. Özlem Kurt Azap, hastalığa yönelik sağlıkçıların ve yurttaşların farkındalığının artırılması gerektiğine dikkat çekerek “Bireylerin ve sağlıkçıların bilgilendirilmesi ile bu hastalıktan korunmak mümkün.


Evcil hayvanlara bulaşmasıyla birlikte hastalığın aynı şekilde veya şekil değiştirerek insanlara bulaşması olası korkutucu senaryolar arasında’’ dedi. Birleşik Krallık’ta 7 Mayıs 2022’de bildirilen ilk olgunun ardından ABD ve Avrupa’dan bildirilen Maymun Çiçeği hastalığı aslında yeni bir hastalık değil. Ancak olgular hızla arttı. Hastalığa ilişkin BirGün’e değerlendirmelerde bulunan Prof. Özlem Kurt Azap, hastalığın ilk olgusunun 1970 yılında Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde görüldüğünü anımsatarak ‘‘Orta ve Batı Afrika’daki tropikal Yağmur Ormanları’nın bulunduğu 11 ülkede görülen bu hastalığın sıklığı tam olarak bilinememektedir. Şimdiye dek Afrika dışındaki görülen olguların tamamının Afrika ile bağlantılı olduğu bilinmektedir.


Aslında adında ‘maymun’ geçmekle birlikte daha çok kemirgenlerden geçen bir hastalıktır. Kemirgenlerden insanlara hayvanların etleri için kesilmesi gibi işlemler sırasında yakın temasla geçmektedir. İyi pişmemiş etlerin tüketilmesi sonucunda da bulaşabilmektedir. İnsandan insana geçişi az olan bu hastalık ancak yakın tensel temas ve solunum damlacıkları, vücut salgıları ile geçebilmektedir” dedi. Azap, Türkiye’deki hastalık durumuna ilişkin ise haziran ayında Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı bir olgunun varlığını bildiklerini anlatarak “Türkiye’deki yine doğru dürüst sistem yok.


Covid hastalığında ne yaşıyorsak, maymun çiçeğinde de aynısını yaşıyoruz. Hastalığı bulmak için çok uğraşmak gerek, sistem kolaylaştırıcı değil. Bulaş zincirini kırmada en etkili önlem, hastalığın fark edilir olup, tanı konabilmesi. Hastalık ancak böyle engellenir’’ dedi. Azap, şöyle devam etti: “Sağlıkçıların eğitimi ve halkın bilinçlendirilmesi çok önemli. Bakanlık düzeyinde her ikisinde ciddi eksiklik var. Hastalık hiçbir zaman covid düzeyine çıkmaz, çıkamaz ama DSÖ de bu konuyu ciddi ele almamız gerektiğini, yoksa başımıza dert olacağını vurguladı. Covid düzeyinde olmasa bile, covidden daha kalıcı şeyler olabilir.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.